prof dr kemal yücesoy şikayet
Can Gökdoğan, Prof. Dr. Aksel Siva, Doç. Dr. Umur Çorgar, Prof. Dr. Asaf Savaş Akat, Berna Yılmaz, Sevda Sabancı, Erkut Taşkın, Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu, Fatoş Aslı Ural (Selçuk Ural'ın kızı), Lütfi Emin Karaosmanoğlu, Mine Kantel Yıldız, Özlem Savaş (Tv sunucusu, oyuncu), İdris Kavala
Prof Dr. Kemal Korkmaz, Reyap Hastanesi İstanbul'da görev yapmaktadır. Prof. Dr. Kemal Korkmaz, 2000 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirm Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği 2007 - Uzman.
BayulkemK. The approach to clinical diagnosis in Parkinson’s disease and clinical symptomatology in Parkinson-plus syndromes. In Parkinson’s disease and Movement Disorders. Edited by Kemal Bayulkem. Aydin, 1996; 43-47. Turgut M, Akyol A, Bayulkem K. Limbic system. Anatomy, physiology, clinic and surgery.
PROF.DR. ÖZALP KARABAY KALP DAMAR CERRAHİSİ ÖZEL MUAYENEHANESİ www.varisege.com Cumhuriyet Bulvarı No:171 DİVRİK Apt. D:5, 35220 Alsancak, İzmir
Prof. Dr. Kemal Yücesoy, aşk acısına da değinerek, sözlerini şöyle tamamladı: "Aşk acısı denen şey aslında sadece ruhsal değil, fizyolojik de olan bir ağrı. Bununla ilgili ilginç bir örnek var. Mutlu evliliği olan kadınlara dışarıdan ağrı verildiğinde, bundan acı duyuyor.
Rencontre Amoureuse Gratuite En Cote D Ivoire. Uzmanlara göre, aşkın ömrü hem hormon ölçümleri hem de beyin görüntülerine göre yıl... Aşık olmamız ise sadece saniye sürüyor ve 12 merkezin aynı anda çalışmasını sağlıyor. Bahçeşehir Üniversitesi'nde düzenlenen "İstanbul'un Kalbinde Bilim Konuşmaları" konferansında kalp ve beyin cerrahisi uzmanlarının gözünden aşkın gelişimi ve yarattığı değişiklikler ele alındı. Konferansta Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Yücesoy ile Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özalp Karabay, "Aşkın tıbbi bir tanımı var mı?", "Aşkın kimyası, yaşanan hormonal değişikliklerle birlikte ortaya nasıl bir tablo çıkıyor?", "Aşk bir geçici delilik, akıl tutulması hali mi?" sorularına yanıt aradı. Prof. Dr. Yücesoy, aşkı "geçici bir delilik hali ve akıl tutulması" olarak tanımlayarak, aşka kapılmanın 1,5 saniye sürdüğünü söyledi. Aşık olunca beyinde 12 merkezin aynı anda çalıştığını belirten Yücesoy, aşkın beyinde meydana getirdiği değişiklikleri şöyle anlattı "Aşk, görsel bir şeyle başlıyor ama görsel bir beğeni insan beyninde sadece saniyenin beşte biri kadar. Beyin, o an bir fotoğraf çekiyor. Bu fotoğraf çekildikten sonra aşka düşme ya da kalp çarpıntısı başlıyor. Bu durum, toplamda 1,5 saniye sürüyor. Bundan sonra bütün iş beyinde dönüyor. Aşık olunca beyinde hummalı bir faaliyet başlıyor, tam 12 merkez birden çalışıyor. Bu geçici bir delilik çünkü o hummalı faaliyeti göstermeye başlayan merkezlerin birçoğu aslında obsesif-kompulsif hastalarda da çalışıyor. Dolayısıyla burada bir takıntı başlıyor, akıl tutuluyor, psikiyatrik bir problem, bir delilik hali ortaya çıkıyor. Bu hummalı çalışma sırasında komuta devre dışı bırakılıyor yani akıl mantık tamamen devre dışı kalıyor. Burada akıl tamamen tutuluyor, her şeyin mantığı kayboluyor, ondan sonra da tüm vücutta hormonal değişiklikler ortaya çıkıyor, kısacası aşk denen mutluluk ve sarhoşluk oluşuyor." Yücesoy, aşkın oluşumunda birçok hormonun salgılandığını, bunlardan dopaminin heyecandan sorumlu olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü "Dopamin, mutluluk veren bir hormon. Sürekli mutluluk hali, neşe hali ortaya çıkarıyor. Dopamin, kişiyi heyecanlandırır. Bu heyecanlandırmanın arkasında takıntı ve karşıdakine sahip olma, yani o aşka ulaşma çabası başlar. Aşka eğer ulaşılırsa, duygularınız karşılığını bulur da sevdiğiniz insanla beraber olursanız, bu size mutluluk veriyor, dolayısıyla dopamin yine artıyor. Dopamin arttıkça heyecan artıyor, heyecan arttıkça sahip olmanın mutluluğu da artıyor ve böylece belki de dünyanın en mutlu kısır döngüsüne giriyorsunuz." Aşık olduktan sonra beyinde devreye giren 12 merkezin 5'ine sahip olan limbik sistemin aslında 3 görevinin bulunduğunu aktaran Yücesoy, bunlardan birinin heyecan, korku gibi duyguları yönettiğini, diğer görevininse türün sürdürülmesi olduğunu kaydetti. Prof. Yücesoy, çoğalmak için limbik sistemin uyarılması gerektiğine işaret ederek, "Limbik sistemin bizim 5 duyumuzdan sadece kokuyla ilgisi var, diğer duyularımızla etkilenmiyor. Dolayısıyla görmek, dokunmak hiçbir şeyi halletmiyor, mutlaka o kokuyu almak gerekiyor. Burada söz konusu olan, ter bezlerinden salgılanan ve feromon denilen kokusuz kokular. Bunlar sadece beyni uyarıyor ve bu gelen uyarılar eğer limbik yapınıza, kişisel yapınıza, ruh halinize uygunsa bir anlam kazanıyor. Kısacası 2 kişinin arasındaki kimya tutuyorsa aşk ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı. Hormonların aşık olmayı etkilediğinin altını çizen Prof. Dr. Kemal Yücesoy, şu şekilde devam etti "Oksitosin ve vasopressin diye iki madde var ki bunlar da çok önemli. Doğumdan sonra anne sütünün gelmesini ve annenin bebeğini sevmesini sağlayan oksitosin aşkta da ortaya çıkıyor. Oksitosin biriyle kucaklaştığınızda, tokalaştığınızda bile yükseliyor. Vasopressin de bağlılığı gösteren bir hormon. Vasopressinin yüksek olması, tek eşliliği artırıyor. Azsa aldatmalar başlıyor." "AŞKIN ÖMRÜ YIL" Aşkın ömrünün hem hormon ölçümleriyle hem beyin görüntülemeleriyle 2,5 yıl olarak belirlendiğini anlatan Yücesoy, 2,5 yıl sonra hormonların düşmeye başladığını kaydetti "İlk yükseldiği zaman akıl tutulması uyanıyor ancak hormonlar düştükçe yüksek kortikal merkezler harekete geçiyor, yani uyanıyoruz, gözümüz açılıyor. Uyandığınız zaman onu karşınızda gördüğünüzde, mantıklı düşünen yüksek kortikal merkezin kumandasında da dengeli bir ilişki yürütebiliyorsanız, mantığınız devredeyken de keyif alabiliyorsanız eğer, o ilişki ömür boyu sürüyor. Eğer o eski sarhoşluk halini özlüyor, yüksek kortikal merkez devre dışıyken yaşadığınız keyfi arıyorsanız, o ilişkinin ömrü 2,5 yıl sürüyor ve siz de sonra yeni aşklar aramaya gidiyorsunuz." "AŞK ACISI SADECE RUHSAL DEĞİL" Prof. Dr. Kemal Yücesoy, aşk acısına da değinerek, sözlerini şöyle tamamladı "Aşk acısı denen şey aslında sadece ruhsal değil, fizyolojik de olan bir ağrı. Bununla ilgili ilginç bir örnek var. Mutlu evliliği olan kadınlara dışarıdan ağrı verildiğinde, bundan acı duyuyor. Yanına eşini getirip elini tutturduğunuzda, bu acı azalıyor. Mutsuz evliliklerde eş gelip elini tutsa da eğer insan mutsuzsa o acı seviyesi düşmüyor. Dolayısıyla, aşk, içinde sadece mutluluk değil, depresyonu, acısı, deliliği de olan bir yapı." Kaynak Ek olarak Aşk dediğimiz olgu, tamamıyla nöral ağlar ve hormonlardır. Siz biriyle vakit geçirdikçe ilgili kişi hakkındaki anılar nöral ağ olarak kazınır beyninize ve bu ağlar sizi aşık eder. Az ağ hoşlantı, çok ağ kara sevda olarak adlandırılır. Nöral ağlar zayıflar fakat çok uzun sürer ; bu da aşk acısı oluyor. Asla silinmez ; bu da “eski sevgilimi görünce içim parçalanıyor” olur. İnsanlarda birlikte olma isteği ve mutluluk hormonları benzerdir. Bu hormon salgılandığında beyin, hormon salgılandığı an muhatabınız olan kişi hakkındaki verileri çok daha iyi kaydeder; çok daha hızlı ve derin bir şekilde sinaptik noktalarda nöral ağlar inşa edilir ve o kişinin bu hormonu salgılattığı kanısına varılır… İşte bu ”aşık olma” oluyor. Şöyle bir deney var, bir yerde okumuştum fakat deneyin adını ve doktorun adını unuttum… Bir kadına bu hormondan bol miktarda enjekte ediliyor ve kadın karşısındaki erkeğin üzerine yürüyüp ona sarılıp öpmek istiyor… Aşk dediğiniz şey şu kadar basit Yine bir deney yapılıyor. Daha önce tanışmamış bir kadın ve erkek yaklaşık yarım saat çok özel anılarını konuşuyorlar. Beyin o sırada kafayı yiyor. “Bu kim?”, “Niye bu verileri paylaşıyoruz?” gibi. Beyin nöral ağlar için işe başlıyor ve ağlar sık ve derin bir şekilde işleniyor sonrasında bahsettiğimiz hormon salgılanıyor. Sonra ise deneklerden 10 dakika boyunca hiç konuşmadan birbirlerinin gözlerine bakmaları isteniyor. Sonuç Bu denekler şuan evli ...
Anasayfa Beyin ve Sinir Cerrahisi İzmir Kemal Yücesoy “Sevgili Doktorumuz Kemal bey ben hastanız Nazmiye Arıkan’ın kızıyım önce kendim adına sonra Annem ad...” Devamı Hizmetler Epiduroskopi Mikrodiskektomi Ameliyatsız bel fıtığı tedavisi Ameliyatsız boyun fıtığı tedavisi Devamı İlgi Alanları Beyin cerrahisi Beyin Damarlarındaki Problemler Beyin Hastalıkları Beyin Kanamaları Beyin Kireçlenmesi Devamı Görüşlerinizi önemsiyoruz! Uzmanlar ile ilgili görüşlerinizi belirtmeden önce moderasyon sürecimiz hakkında daha fazlasını öğrenin. Toplam 10 geribildirim. ortalama puan 10 Değerlendirme FA Sevgili Doktorumuz Kemal bey ben hastanız Nazmiye Arıkan’ın kızıyım önce kendim adına sonra Annem adına size çok teşekkür ederim .Bize bi mucize yaşattınız bize en kıymetlimiz Annemizi bağışladınız .Annemeyse bi hayat ağrısız geçen günler…. ve Annemin hep dualarındasınız ..Öyle umutsuz ve öyle kötü durumda geldikki size Annem artık yürüyemiyordu Sizden önce ameliyat etmişti bize ameliyat başarısız geçtiğini bile söylemedi ilgisizdi başından sonuna kadar kontrole gittiğimizde de bilmiyorum şikayetlerinin neden olduğunu dedi ve Annem hep ağrılar çekerek 5 yıl geçirdi kas kasılmaları ,uyuşmalar ağrılar daha öncede kanser atlatmıştı çok acı çekti çok üzüldü geçmeyeceğine kaldık elimizden hiçbişey gelmiyordu ne yapacağımız bilmeden 5 yılı geçirdik size geldiğimizde kendinizden öyle emindinizki yaparım dediniz güveniniz ,emin olmanız bizi umutlandırdı ,içimize sindiniz ve yeniden ışık oldunuz bize ve size çok çok güvendik ..Söylediğiniz herşeyi yaptınız başından sonuna kadar yanımızda oldunuz ameliyat sonrası bize ameliyat başarılı geçti dediğinizde o günkü mutluluğumuzu tarif edemem bize dünyaları bağışladınız .Ameliyat sonrasında size ulaşabiliyoruz daha ne isteyelim …Dilerim ışığınız hiç sönmesin dilerim hep başarılı ve en yükseklerde olursunuz ..Size sonsuz teşekkür ederim ..Hep dualarımızda ve Ailem adına çok sevgi ve selamları ile sonsuz teşekkürler ..💐 MA Kemal hocam, I’m forever grateful to you for saving my spinal cord and my life for the matter. You came into my life at the right moment when my neck was severely deformed. After my ACDF surgery, I no longer have pain, migraines, dizziness and numbness. You treated me like a princess before and after my surgery. I’m doing excellent now. You are my hero🖤🌸🌹🙏🏻⭐️🥰 MB Çok değerli hocam. 2009 yılında o güne kadar hiçbir belirti göstermediği ve o güne kadar hayatımda hiç olmadığı halde aniden bel fıtığım patlamış ve iki gün içinde bel fıtığı ameliyatı olmak zorunda kalmıştım. 2018 Nisan ayında aynı yerden yine fıtığım patlayınca acilen gittiğim İzmir'de büyük özel bir hastanede ki uzman doktorumuz fıtık aynı yerde olduğu için sakat kalma ihtimalimin çok yüksek olduğunu istersem başka bir yerde ameliyatı olabileceğimi söylediğinde bütün hayatım gözümün önünden geçmişti. Bütün gece uyuyamamıştım. Neyse ki Allahtan ertesi gün sizin yanınızdaydım. Gerisini anlatmama gerek yok bence. Allah sizden razı olsun iyiki varsınız ve bizim için çok değerlisiniz.... 🙏😊 AG 2 devlet hastanesinden geri döndürüldüm. Acımdan bağıramıyırdum suyu bile pipetle içiyordum öyle acı çekiyordum ki canımdan öte 3 çocuğumu öpemiyordum bile şükürler olsun Allah ıma tuttuğu altın içi hep huzurlu olsun Kemal bey sayesinde 13 yıldır o kadar iyiyimki. Lütfen siz hep iyi olun canım yandığı anda sizi arıyorum size ihtiyacımız var. İG Sayesinde senelerce çektiğim bel fıtığı ağrılarımdan kurtuldum. Elllerin dert görmesin Kemal Yücesoy. ÖK Kemal bey beni boyun fıtığındanameliyat yaptı elleri dert gitti çok şükür iyiyim JT 2013 yılında distektomi ameliyatimi yaptı. Elleri dert görmesin. Ayrıca insanligina hayran kaldım. Bir doktor ancak bu kadar güleryüzlü olabilir. .. mc ben burdur dan mehmet coşkun eşim bucak lider hastanesinde 3 kez ameliyat oldu bir türlü ağrıları geçmediği gii belini doğrulamaz hale geldi yürüyemezken medikal park hastasinde prof hoca artık son hale gelmiş ağrı pili takılacak yaşamına devam edecek derken ısparta antalya mekik dokuduk demirel hünüversitesinde saygı duyduğum romotoloji uzmanı prof ercan tunc hocamın tafsiyesiyle kemal hocaya muayeneye gittiğimde bize söylediklerine inanmadım çünlü 12 doktorun söyldikleri ile tamamen ters idi sonraercan hocamın ameliyatını kemal hocaya olcan demesi üzerine inandık allahımızın yardımıyla ameliyat oldu ameliyattan 10 dakika sonra kalktı gezdi ertesi gün taburcu oldu allahım benim ömründen alsın kemal hocaya versin çünkü milletin ona ihtiyacı var allah razı lsun tuttuğu altın olsun herşey gönlünce olsun sevgilerimişzle çö ALLAH BİNBİR KEZ RAZI OLSUN 3 KEZ BOYUN FITIĞI AMELİYATI OLDUM ÇEŞİTLİ ÖZEL HAST., HASTANELERDE İNANIN ÇOK KÖTÜ DURUMDAYDIM SON AMELİYATIMI SAYIN KEMAL BEY YAPMIŞTI HERGÜN DUALARIMI EKSİK ETMEM SAYIN HOCAMIZDAN Sık Sorulan Sorular Prof. Dr. Kemal Yücesoy ile nasıl iletişime geçerim? Prof. Dr. Kemal Yücesoy için online veya telefonla randevu alabilirsin. Prof. Dr. Kemal Yücesoy nerede çalışıyor, iletişim bilgileri nedir? Prof. Dr. Kemal Yücesoy Özel Kent Hastanesi bünyesinde çalışıyor. İletişim bilgileri için profilini ziyaret et. Prof. Dr. Kemal Yücesoy hangi uzmanlık alanında hizmet veriyor? Prof. Dr. Kemal Yücesoy Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanıdır. Beyin cerrahisi, Beyin Damarlarındaki Problemler, Beyin Hastalıkları alanlarında hizmet veriyor ve Epiduroskopi, Mikrodiskektomi, Ameliyatsız bel fıtığı tedavisi hastalıkların uzmanlık alanında hizmet veriyor. Son 30 günde profil görüntülenmesi Ücretsiz Randevu Oluştur üzerinden randevu oluşturmak ücretsiz. Anasayfa Beyin ve Sinir Cerrahisi İzmir Kemal Yücesoy Talep Et Form gönderilirken hata oluştu. Tekrar dene. Formunuz başarıyla gönderildi. Bu uzman henüz üzerinden online randevu kabul etmiyor. E-posta adresini bırak ve uzman randevu kabul etmeye başlayınca sizi bilgilendireceğiz.
ESRA TÜZÜN Bugünlerde herkes bel fıtığı nedeniyle ameliyat masasına yatıyor. Beyin Cerrahı Doç. Dr. Kemal Yücesoy, ameliyatın bel fıtığının tedavisinde son çare olması gerektiğini söylüyor ve başarısız ameliyat sayısının gün geçtikçe arttığına dikkat çekiyor.. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemal Yücesoy, bel fıtığının tedavisinde yanlış yöntemlerin arttığını söyledi ve bu hastalıkla ilgili sorularımızı yanıtladı* Neden bel fıtığı sorunu bu kadar artıyor? Fıtık olan kıkırdaklar 18 yaşına kadar çok iyi kanlanıyor. O yüzden 18 yaşın altında çok büyük bir kaza olmazsa, bel fıtığı ortaya çıkmıyor. Ancak yerçekimi yüküne karşı desteği sağlayan kıkırdaklar 30 yaşından sonra bozulmaya başlıyor. 50 yaşından sonra ise, bütün kıkırdaklarda bozulma kaçınılmaz hale geliyor. Kıkırdağın bozulması suyunu kaybetmesi ve yüke karşı koyamamasıdır. Dolayısıyla çok küçük yüklenmelerde bile yırtıklar oluşur ve kıkırdağın kırılganlığı artar. Omurgaya yılda 5 milyon kez yüklenme olur. Hastanın hareketini kısıtlayıp, bundan kurtulmak mümkün değildir. Eğilme, kalkma, çömelme hepsi yüklenme anlamına gelir. Yatma dışındaki tüm hareketlerde omurgaya yükleniriz. Bu yüzden de 70-80 yaşındaki insanlarda bel fıtığına rastlanması kaçınılmazdır. AĞRI SÜRÜYOR * Bel fıtığı yalnızca orta yaş hastalığı değil, gençlerde de görülüyor. Neden? Burada değerlendirme hatası var. Oluşan bel problemlerinin yaklaşık yarısında kıkırdağın sert kısmı yırtılıyor ve içindeki yumuşak kısım çıkıp oradaki sinirlere baskı yapıyor. Bel fıtığı ilaç tedavisi ve istirahat tedavisi gibi yöntemlere cevap vermiyorsa, ameliyat gerekiyor. Bunlara klasik bel fıtığı ameliyatı yapılması gerekiyor. 50 yaşın altında genellikle karşılaştığımız durum budur. İkinci problem ise, diskin bozulması sonucu ortaya çıkan ağrılardır. Burada kıkıkırdak yapısı bozulduğu için biraz yayılır ve sinire basar. Bu maalesef bel fıtığı olarak değerlendiriliyor ve bel fıtığı diye ameliyat ediliyor. Olan kıkırdak da çıkartılınca hastanın şikayetleri azalacağına artarak devam ediyor. Ameliyata rağmen ağrılar devam ettiği için, bel fıtığı tedavisi, hastayı mutsuz eden bir tedavi olarak değerlendiriliyor.* Aslında bunların ameliyat edilmemesi mi lazım? Bu hastalarda öncelikle hayat koşullarının düzeltilmesi, omurgaya daha az yük getirecek tedbirler alınması, ağır kaldırmama, belin altına bir yastık koymak gibi önlemler alınması lazım. Eğer bunlarla fayda göremiyorsa ve bir türlü normal yaşama dönemiyorsa o zaman bel fıtığı değil füzyon ameliyatı yapılmalı. ESKİ HEKİMLER BİLMİYOR * Peki neden füzyon yerine fıtık ameliyatı yapılıyor? Hastaya, fıtık ameliyatı mı yoksa füzyon ameliyatı mı yapılması gerektiği, aslında MR'da açık açık görülür. Ama füzyon için yani vidalama için gereken aletler pahalı ve bu ameliyatın uygulaması zor. Herkes bu ameliyatı yapamıyor, bu tekniği bilmiyor. Eski hekimlerce vidalama yöntemi hala kabul görmüyor çünkü bu tekniği bilmiyorlar. Bu son 10-15 senedir yapılan bir ameliyat. Hastaya çok iyi bilinen ve kolay olan klasik bel fıtığı ameliyatı yapıldığı zaman, sonuç başarısız oluyor.* Kemik bozulması olan birine fıtık ameliyatı yapıp, başarılı sonuç alınabilir mi? Sonuçtan başarı elde etme şansı çok düşüktür. Bu nedenle bel fıtığı ameliyatı olmuş ve mutlu olamamış hastaların durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerekir. * Bir hekim MR'da açık açık gördüğü halde, hastasına neden ona yarar sağlamayacak bir ameliyat yapar? Sadece o ameliyatı biliyor, sadece onu uyguluyorsa veya bu konuda kendini geliştirmiyorsa o zaman bilmeden hata yapmak durumunda kalır. Yani ameliyatı isteyerek değil, bilgi yetersizliğinden ve mecburiyetten yapar. O nedenle ben son iki yıldır 25-30 kişilik kurslar düzenliyorum. Mardin ve Tarsus'ta kurslar veriyorum. İKİNCİ GÖRÜŞ ÖNEMLİDİR* Bel fıtığı ameliyatını, bir ortopedist mi yoksa bir beyin cerrahı mı yapmalıdır? Eskiden beyin cerrahları beyinle, ortopedistler kemikle uğraşıyordu. Zamanla beyin cerrahları omurgayı, ortopedistler de sinirleri öğrendi. İki branştan da olabilir ama omurga konusunda uzman olmaları gerekir. * Bel fıtığı ya da füzyon ameliyatı olmak için, bir hasta kaç doktordan görüş almalıdır? İkinci görüş her zaman çok önemli. Bizde Türk usulü, Diyarbakır'dan başlayıp İzmir'e kadar 20 doktor geziliyor. Öncelikle bir doktora inanmaları çok önemli. Burada olması gereken hastanın doktor doktor gezip ikinci görüş araması değil, doktorun ikinci görüş sormasıdır. Üniversite hastanelerinde bu mümkün. Onların birbirine danışması, yaşanacak problemlerin azalmasını sağlar. Hekimin ikinci görüş alması, her zaman çok daha yararlı. 12 kez yanlış ameliyat olan hastalar var Bu tip ameliyatlarda hedef; 'normal yaşama dönüştür'. Eğer hasta normal yaşamına bir türlü dönemiyorsa, mutlaka teşhiste veya tedavide bir eksiklik vardır. O yüzden, hastanın durumu yeniden değerlendirilmeli. Hasta, yapılacak ikinci bir ameliyatla normal yaşama dönebilir. Eğer füzyon ameliyatı yerine bel fıtığı ameliyatı yapılmışsa, füzyon ameliyatı yapılarak hasta iyileştirilebilir. İkinci ameliyatlar her zaman daha zor ameliyatlardır. Bu teşhislerle ikinci, üçünçü ve 12. kez ameliyat olan hastalar var. 'Fıtık tekrarı' olarak nitelendirilen hastalar bulunuyor. Fıtık ameliyatı hekimlerin kolayına gelen bir ameliyattır, yarım saatte biter. Füzyon ameliyatı ise bir saat, bazen iki saat sürer. Kanlı bir ameliyattır. Ameliyat kararı ne zaman verilebilir? Öncelikle kişiye ilaç tedavisi uygulanır ve istirahat verilir. Ardından fizik tedavi ve egzersiz programları uygulanır. Eğer hasta tüm bunlara rağmen normal yaşamına dönemiyorsa, ameliyat olması gerekebilir. 30 yaşında bir hastadan beklediğimizle, 60 yaşındaki hastadan beklediğimiz çok farklıdır. Hastanın sinirlerinin geçtiği kanallar tamamen tıkanmışsa ona fizik tedavi, ilaç ya da istirahat fayda etmez. O zaman atılması gereken ilk adım ameliyattır. Cerrahide iki önemli kriter var. Bunlardan bir tanesi ilerleyici kuvvet kaybı olmadır. İkincisi de idrar ve büyük abdest tutamama. Bunlar varsa mutlaka cerrahi müdahale gerektirir. Tüm dünyada yapılan ameliyatların yüzde 95'i ağrı nedeniyle yapılıyor. Sadece yüzde 4'ü kuvvet kaybı, yüzde biri de idrar tutamama nedeniyle yapılır. Felç riski var mı? Bel bölgesinde omurilik yok. Omurilik insanın birinci bel omuru hizasında biter. Dolayısıyla bunların hem oluşmasında, hem de ameliyatlarında bir felç ya da yatalak olma riski yoktur. Buradan çıkan sinirlerin herbirinin ayrı bir fonksiyonu var. Kimi kalçayı, kimi dizi, kimi de kalçanın hareketlerini kontrol ediyor. Bu sinirlerden herhangi birinin bozulması, fonksiyon yaptığı yerde sorun yaratıyor. Örneğin kişinin ayağında ya da dizini tutmasında bir sorun olabilir. Ameliyata bağlı bu sorunun oluşma riski yüzde birin altındadır ve geri dönüşü vardır. 2 ameliyat birbirine karışıyor Bel fıtığı ameliyatları yarım saatle, bir saat arasında sürer. Kan kullanılmaz, anestezi yapılır. Dünyanın her yerinde bel fıtığı ameliyatları mikro cerrahi ile yapılır. O yüzden, o ayrı bir teknik değildir. Hasta aynı akşam ayağa kalkar, ertesi gün evine gider. 15-20 gün süren sonra aktif yaşamına döner. Kârlı ameliyatlardır. Füzyon ameliyatı zordur Füzyon ameliyatı bir ile üç saat arasında sürer ve daha zordur. Anestezi ile yapılır. Füzyon olan hasta ertesi gün ayağa kalkıp, öğleden sonra evine gider. Bir ay boyunca korse takması önerilir. Bir aylık bir dinlenme sürecinden sonra, normal yaşamına döner. Dinlenmek yatmak değildir, yatmak problemi artırır Youtube'dan takip etmek için tıklayınız
Ana Sayfa Prof. Dr. Kemal Yücesoy Ameliyat Ücretleri Prof. Dr. Kemal Yücesoy ile ilgili bir şikayetin mi var? Şikayet1 Ocak 0123 Prof. Dr... Kemal Yücesoy Mağdur etmesi Kalitesiz Hizmet 2015 yılında Kemal Yücesoy'a kuyruk sokumu ağrısı şikayetiyle başvurdum. Daha MR'a bile bakmadan ameliyat dedi. O anda anlamalıydım bir sıkıntı olduğunu. Diğer doktorlar tarafından hiç önerilmeyen kuyruk sokumu çıkarma ameliyatının tek çözüm olduğunu başka hiçbir yöntemin işe yaramayacağını söyledi....Devamını oku Markanın En Popüler Konuları Marka Profili Prof. Dr. Kemal Yücesoy bugüne kadar marka profili oluşturmadı. Prof. Dr. Kemal Yücesoy henüz marka profili oluşturmadığı için Şikayetvar üzerinden şikayet cevaplamıyor ve buradaki müşterileriyle iletişime geçmiyor. Her firma Şikayetvar'da marka profili oluşturabilir. Son 1 yılda şikayetlerin henüz hiçbirine cevap vermedi. Marka Profili Prof. Dr. Kemal Yücesoy bugüne kadar marka profili oluşturmadı. Prof. Dr. Kemal Yücesoy henüz marka profili oluşturmadığı için Şikayetvar üzerinden şikayet cevaplamıyor ve buradaki müşterileriyle iletişime geçmiyor. Her firma Şikayetvar'da marka profili oluşturabilir. Son 1 yılda şikayetlerin henüz hiçbirine cevap vermedi.
Oluşturulma Tarihi Mart 23, 2015 0126İZMİR'de, kalbindeki ritim bozukluğu nedeniyle daha önce iki kez, farklı hastalıkları için ameliyata hazırlanırken olamayan 77 yaşındaki Halil Özayvar, kalp pili desteği sağlanınca, omurilik kanal daralması rahatsızlığından, yapılan cerrahi müdahale ile kurtuldu. Kalp pili ameliyat sonrasında Konya'da restoran işleten, daha sonra çalışmayı bırakıp İzmir'de çocuk ve torunlarıyla yaşam süren 3 çocuk ve 2 torun sahibi Halil Özayvar, yaşı ilerledikçe sağlık sorunları ile karşılaşmaya başladı. Özayvar'a, prostat teşhisi konulurken, ardından iki kez daha ameliyat gerektiren sağlık sorunları oldu. Ancak kalp ritmindeki bozukluk nedeniyle bu iki ameliyat dönemde Özayvar dizlerindeki ağrılar nedeniyle yürüyemez hale gelip, düşmekten şikayet etmeye başladı. Bu şikayetlerle İzmir Kent Hastanesi'nde Beyin ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Kemal Yücesoy'a başvurdu. Yapılan muayene ve MR tetkiki sonunda Özayvar'a 'Lomber spinal stenoz' omurilik kanal daralması tanısı konuldu. Sorunun tek çözümü ameliyat olurken, Özayvar'ın kalp rahatsızlığı bu ameliyata da engel olarak karşısına çıktı. Prof. Dr. Yücesoy, özellikle yaşlı hastalarda birkaç sağlık sorununun bir arada olduğunu, biri yüzünden bir hastalığının diğerinin tedavisine engel olmaması gerektiğine inanarak, bu hastasının ameliyatı için anestezi ve kardiyologlardan görüş istedi. Üç hekim işbirliğine gitti. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zülfikar Danaoğlu, Özayvar'a ameliyat süresince kalp piliyle çözüm bulunabileceğini söyledi. Hastaya geçici kalp pili takılarak, omurilik kanal darlığı ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Halil Özayvar, ertesi gün ayağa kaldırılıp, taburcu edildi. Özayvar, iki farklı hastanede biri nörolojik rahatsızlıktan iki kez ameliyat için masaya yattığını belirterek, şöyle dedi"Ameliyat öncesi kontrollerim yapılmıştı. Ameliyata alındım. Ama masadayken anestezi uzmanı kalp sorunum yüzünden ameliyat edilemeyeceğimi söyledi, kaldırdı. Yine bir başka hastanede belimden iğne yaptılar, ayıldığımda koroner yoğun bakımdaydım, yine ameliyat edememişler, öbür tarafa gidip gelmişim. Yürüyemez hale gelince tedavisi ameliyat denildi. Ama bu kez doktorlarım çözüm üretip beni bu sorunumdan kurtardılar. Çok teşekkür ediyorum." Prof. Dr. Yücesoy, omurilik kanalında daralmanın yaşlıların büyük sorunu olduğunu belirterek şöyle konuştu"Son yıllarda ömür uzadığı için daha sık karşılaştığımız bir sorun haline geldi. İleri yaştaki kişilerde çok doğal bir şey. Yaşlılıkta sadece kanal darlığı ile kalmıyor ek problemler de var, kalp, akciğer, tansiyon, şeker gibi. Bunların varlığına rağmen hastanın yaşantısını kısıtlayan bir problem olduğunda, mutlaka ameliyat edilmesi lazım. Çünkü hastanın günlük aktivitesini kısıtlıyor. Hasta evden çıkamaz bir odadan diğerine geçemez hale geliyor. Ameliyat dışında başka çözümü yok. Bu darlığı kanalın arkasındaki kemikleri alarak rahatlatıyoruz ve vidalarla tespit ediyoruz. Ameliyattan sonra hastalar günlük yaşantısına dönüyor. Ama hastada ek problemler olunca duruluyor. Tam teşekküllü hastanedeyseniz çözüm üretiliyor. Hastam için anestezi ve kardiyolojiden görüş istedim. Geçici kalp pili takılırsa bu ameliyatın yapılabileceğini söyledi kardiyolog. Benim için hasta her yaş için aynı. Ek problem varmış yokmuş beni çok ilgilendirmiyor. Hastanın uyuması uyandırılması anestezinin işi. Kardiyoloji iyi bir şekilde hastayı hazırladı, biz de 40 dakikada ameliyatı bitirdik, Ertesi gün ayağa kaldırıp hastayı evine gönderdik. Bir hafta oldu, iyi, ayaklarının üstünde. Bir ay boyunca bazı şikayetleri olacak bu da normal, bir aydan sonra hep iyiye giden bir hayatı olacak."KARDİYOLOJİ İÇİN ÇOK BASİT BİR İŞLEMİzmir Kent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zülfikar Danaoğlu da, hastanın kalp ritminde yavaşlama olduğunu, anestezinin aynı zamanda bunu tetiklediğini önleyici tedbir olarak geçici pil konulduğunu söyledi. Dr. Danaoğlu, şöyle devam etti"Bacaktan toplardamardan kalbe kablo gönderildi. Ameliyat boyunca kalbin ritmi pille sağlanacak şekilde ayarlandı. Kardiyoloji için basit bir uygulama. Risk oranı çok düşük, binde bir oranında. Bu pil uygulaması böyle bir ameliyatın yapılmasına imkan tanıdı. Ameliyat süresince nabız konusunda bir sıkıntı olmadı. Nabız yavaşladığı zaman pil otomatik devreye girecek şekilde ayarlandı. Ameliyattan sonra pili geri aldık, hasta normal hayatına döndü."
prof dr kemal yücesoy şikayet